Hepimiz İçin Özgürlük!

31 Mayıs günü İstanbul’da, “Taksim Gezi Parkı Direnişi” olarak başlayan, aynı anda bütün kentlerimize yayılan toplumsal hareket 2. haftasını doldurdu.  Derken akrep yuvasından çıktı.  ’En çevreci, en demokrat, en özgürlükçü, en barışçı benim’ diyen en Kibirli Sultan’ımızın emriyle, en demokrat vali beyimizin övgü ve duaları desteğiyle ve park çapulcularının (!) hiç beklemediği bir anda hücuma geçen en kahraman polis ordumuz, zırhlı tomalarI siperleyerek ve  yalnızca (!) tazyikli su, biber gazı, plastik mermi , cop kullanarakTaksim Gezi Parkı’nı fethetmişlerdir. .. Tarihe ‘Fatih Sultan Recep’in 2. İstanbul Fethi!‘ olarak geçecek olan bu şanlı zaferin (!),  uyuyan TBMM’sinde verilecek bir önerge ve muhalefetin desteği ile ‘Sultan Recep Bayramı’ olarak kutlanması beklenmektedir. Biline!..

‘2013 Kuşağı’ gençlerin öncülüğünde yürütülen direniş eylemi İstanbul’da böyle sürerken, Ankara Kuğulu Park ile Kızılay’ın da benzer yöntemle,  kahraman polisimiz (!) tarafında fethedilip geri alındığı haberleri  ulaştı. Bu haber, ‘sahibinin sesi medya’ şakşakçıkları tarafından sevinç çığlığı atarak kutlandı, üflenip tütsülendi.  Bizden söylemesi: umudun baskı ve zulümle söndürüleceği fikrini hangi akılsız fısıldamış bu tilkilerin kulağına ki!.. Bu hamur daha çok su çeker… Sıcak yaz uzun sürecek gibi…

‘İstanbul ve Ankara’ya Selam…’

‘Mersin Barış Meydanı’ şimdilik sessiz.  Suskun anlamında bir sessizlik değil elbet.  Herkes diken üstünde, kulak ve gözler İstanbul ve Ankara’dan gelecek haberlerde. Sıkılan biber gazı kentin her yanını bulut gibi kaplamış. Sayısı binleri bulan yaralı gençlerimize sokakta, ağaç diplerinde ve hastaneye çevrilen otel lobilerinde ilkyardım yapılmaktaymış.  Yüzlerce gencimiz sürüklenerek ve kelepçelenerek sorguya götürülmüşler. İktidarın uygulamasını protesto eden avukatlar bile tutuklanmış. Kötü gidişin habercisi, ambulans sirenleri susmuyormuş… Akan bu haberlere Mersin Barış Alanı’nda toplanan duyarlı insanlar tepkisiz kalabilir mi?  “Her yer Taksim, her yer direniş!” sloganı atarak İstanbul ve Ankara’ya selam göndermekteler.

‘Vurmak, kırmak yok akıllarında…’

 Alanın bir yanında saz çalıp Pir Sultan türküleri söyleyenler, diğer yanında gitar eşliğinde şarkılar…  Nazım’dan, Ahmet Arif’ten, Adnan Yücel’den, Neruda’dan şiirler okunmakta. O gençlerin akıllarından hiç vurmak, kırmak, yıkmak, yakmak geçmemekte… Çağı ve zamanı yönetenlerden daha iyi, daha doğru kavramış gençlerimiz bunlar.  İktidarın dayattığı yaşam biçimine karşılar. İstedikleri yalnızca ‘demokrasi, barış ve özgürlük’. Üstelik yalnız kendileri için değil, herkes için, hepimiz için, ülkesi için istiyorlar bunu. Çoğu değişik görüşten ama birlikteler… Antiemperyalist ve devrimciler…

‘Çapulcular Kütüphanesi…’

Mersin Barış Alanı’ndaki eylemin kültür ve sanat ayağı da canlı. ADD üyesi bir grup genç, Abidin, Müşerref, Eda, Sabahat…   ‘Çapulcular Kütüphanesi’ adıyla bir kitap sergisi açmışlar. Yüzlerce kitap ve dergiyi parasız olarak okura sunmaktalar. Dilekleri kitaplar evlerde, ambarlarda, raflarda tutsak kalmasın, alanlarda okura ulaşsın. İnsanlar okudukça,  insan okudukça özgürleşir, diyorlar.

Kitap sergisini düzenleyen gençler yaptıkları işten öylesine hoşnutlar  ki, bu  mutluluklarını eylem ve sergiye gönül desteği veren fotoğraf sanatçısı Monika Kuki, yazar  Fethi Karaduman ve yazar F. Saadet Bilir’le birlikte fotoğraf çektirerek  paylaşıyorlar….  

Mersin_Çapulcular_Kitap_Sergisi

Mersin_Çapulcular_Kütüphanesi

(Mersin İmece Gazetesi, 14 Haziran 2013)

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir